kapanışı yapalım artık

gönül isterdi ki yndi halda ile olsun buranın kapanışı ama kayıp adamlar. 2 sene önce kayıtlara başladık demişlerdi. bir daha ses çıkmadı.

neyse dorena ile keyifli uçuşlar dilerim. aşağıların tadı yok zaten. böyle ruha değen şarkılara binip gidiyoruz işte korunaklı, sonsuz hayal dünyamıza.

hoşçakalın!

zbigniew preisner - milosc od pierwszego wejrzenia

nobel ödüllü wislawa szymborska ya ait sözlerin gündüz vassaf çevirisi şöyle:

eminler,
ansızın beliriveren bir duygunun onları birleştirdiğinden.
bir güzelliği var bilmenin,
ama belirsizlik daha güzel.

birbirlerini önceden tanımadıklarına göre,
aralarında hiçbir şey geçmediğini sanıyorlar.
ama ne derdi: sokaklar, merdivenler ve koridorlar
kaç zamandır karşılıklı geçmiş olabilecekleri yerler?

onlara sormak isterim,
hatırlamıyor musunuz?
döner kapıda
bir yüz yüze geliş
kalabalıkta duyulan bir 'affedersiniz'
telefonda 'yanlış numara'
- ama cevaplarını biliyorum.
hayır, hatırlamıyorlar.

çok şaşırırlardı
uzun zamandır
onlarla oynadığına tesadüflerin.

tam hazır değil
onların kaderi olmaya,
kâh birleştirip ayırıp
yollarını kesiyor,
ve yutkunarak kıkırdanmasını
bir kenara kaçıyor.

işaretler vardı, ipuçları,
ne yapalım anlaşılamazdıysalar?
belki üç yıl önceydi
ya da geçtiğimiz salı
bir yaprak uçuşmadı mı
koldan kola?
düşürülüp kaybolan bir şey yerden alındı.
kimbilir belki de bir toptu
çocukluğun sarmaşıklarında?

kapı tokmakları ve ziller vardı,
dokunuşların dediği.
yan yana bavullar bagaj yerinde.
belki de bir gece aynı rüya
uyanırken belirsizleşen.

her başlangıç, eninde sonunda
önce olanların devamı,
ve olayların kitabı
hep ortasından açık.


kara köpekler havlarken - davudi

demlendim durdum
dünya içinde
ah serkeş oldum
dünyalar peşimde

çok adem gördüm
insan şeklinde
çok şekle girdim
alem-i ekberde

her aşktan içtim
her aşktan yandım
yanmak güzeldir ey dost
sönmekten kaçtım

cananı gördüm
canana sordum
canan sevmektir ey dost
alem-i beşerde

çok adem gördüm
insan şeklinde
çok şekle girdim
alem-i ekberde

barış diri, alp erkin çakmak